İş kurarken karşılaştığım zorluklar

25796fb87f6ea121e08ad117a8704273

5 Mart 2017 • Genel • Görüntülenme: 172

 

Sabah canlı yayının hemen akabinde danışanım Yeliz aradı. “Bugün bunları duymam gerekiyormuş” dedi. Onun hikayesini de ‘iş işteyken kurulur’ başlıklı yazımda anlattım. Bugünkü yayınımda (2.03.2017) işin kuruluş aşamasında karşılaştığım zorluklar ve nasıl üstesinden geldiğimden bahsettim. Buradan herkese “sakın vazgeçmeyin” diyorum. Gerçekten sezgilerinizin gösterdiği yoldaysanız vazgeçmeyin. Ama aklınızı dinleyerek yola çıktıysanız onu bilemem. Ego bizimle dalga geçmeyi sever. ‘O yaptı kazandı, bu yaptı milyoner oldu’ laflarıyla bizi kandırabilir. Bu onların hayalleriydi, gerçekleştirip kazandılar. Biz kendi hayallerimize, gerçekten ne istediğimize bakalım.

17 senelik iş hayatından sonra evlenip, kurumsal hayatı bıraktığımda ‘değişim döneminde kadın’ isimli program için Almanya’ya gittim. Program atlarlaydı. Atlarla beraber olduğumda ne zamandır beni yoldan çıkaran beynimi değil de sezgilerimi dinleyebildim. Atlarla insanlara rehberlik etmek, yol göstermek konusunda bir iş kurmakla ilgili son derece net ve kararlı döndüm. Dünyada bu işin eğitimini veren birkaç yeri araştırdım. Sezgilerim beni Kaliforniya’ya yönlendirdi. Çok da doğru bir seçim yapmışım. Kurumun kurucusu Ariana hayatı boyunca atlarla yaşamış birisi olmasının dışında aynı zamanda zoolog. Yıllarca vahşi hayvanlarla yakın çalışmış. Bir sabah “kafamda netleşemediğim bir konu vardı, şahinden sinyali aldım, netleştim” diye anlatıyordu.  Daha da ötesi Ariana bir Kızılderili. Yani bizim bir şeyi anlamamız için harcadığımız zamana onun ihtiyacı yok. Sezgilerinden gelen fikir değil bilgi. Aynı atlar gibi. Hatta şehir efsanesi gibi anlatılır. Daha önceleri kendisinden eğitim alıp, binlerce dolar ödediği halde ‘bu işi yapmaya uygun değilsin’ diyerek sertifika vermediği katılımcılar olmuş. Neyse ki bizim 13 kişilik sınıfımızda bunu yaşamadık. Bir ay boyunca Ariana’dan at kampında aldığım eğitim sonunda ‘at rehberli eğitmen’ sertifikamı aldım.

Türkiye’ye geldiğimde çok havalı bir sertifikam vardı ama hiç müşterim yoktu. 12 ay boyunca 800 firma gezdim. Ayda 22 gün den 3 er firma hedefliyordum. Gidiyor anlatıyor ancak karşılığında programlarımı satamıyordum. İllaki referans istiyorlardı. Bireyselde atlarla koçluk  çalışmalarım çoktu ancak kurumsal yoktu. Pirelli firması bana inandı onlarla ilk programımızı yaptık. Arkasından da diğerleri geldi.

Mücadele ettiğim süre boyunca, yakın arkadaşlarım bana “bu kadar ısrar etme, demek ki senin bu iş Türkiye’de tutmayacak. Bir yerden sonra da bırakmayı bilmek lazım. Bu başarısızlık sayılmaz, başka bir şey denersin.” dediler. Eğer ben aklımı dinleyerek bu işi seçseydim dedikleri doğruydu. Bense bu işi aklımı değil de bedenimden gelen sesi dinleyerek kurdum. Beni mutlu eden, yaptıkça sevdiğim, yorulmadığım bir işim var. En keyifli tarafı da atlara hiç bu kadar yakın olmamış yüzlerce kişiyi atlarla tanıştırıyor olmak. Beni bu kısmı her zaman çok mutlu ediyor. Gün sonunda herkes kendisiyle ilgili bir şeyler keşfediyor atlardan. Bu farkındalık başka hiçbir metotta bu kadar hızlı olmuyor.

Sonuç olarak size anlattıklarım kendi yaşadıklarımdır. Hiçbir teori yok. Öğrendiğim konuları metot halinde programlar olarak sunuyorum. Amacım kişinin kendisini fark etmesi. Aklımız bir yerden sonra bize yetmiyor, sezgilerimizi fark etmemiz, istediğimiz yolu bulmamız ve bu yolda ilerlememiz.

Tags: , , , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>